Osmanlı'nin mihenk taşı hürrem sultan.. Kim hürrem sultan aleyhinde konuşursa ya tarihinden ve milletinden habersiz ya da osmanlı-islam düşmanı

Hz Süleyman'ın Sarayı ve Belkıs

Tarih, yaklasik olarak I.Ö. 970-931 yillari arasinda yasadigi düsünülen Hz. Davud'un oglu Hz. Süleyman'in kurdugu muhtesem kralliga sahitlik eder. Öyle ki Hz. Süleyman, babasindan sinirlari Misir'dan Firat'a kadar uzanan bir krallik devralmis ve kisa sürede hakimiyetini güçlendirmisti. Ve kendi yasadigi dönemde öylesine büyük bir hakimiyet kurmustu ki, Allah'a olan imaninin ve üstün aklinin kendisine kazandirdigi bu ihtisam, yüzyillar sonra bile insanlarin hayranligini ve dikkatini üzerine çekmeye devam etmektedir.Hz. Süleyman'in hayati, Allah'a gönülden iman eden bir müslümanin aklinin ne kadar fazla, ufkunun ne kadar genis oldugunu bütün insanliga gösteren çok çarpici bir delildir. Hz.

Hz. Davud'un Hz. Süleyman'a On Sorusu ve Cennet'ten Gelen Yüzük

Hazreti Süleyman a.s.’ın mührü bir yüzüktü ki dört köşeli bir kaşı vardı. Bu yüzüğü Cebrail a.s. Cennetten çıkarıp Allah cc.’nin emri ile Davut a.s’a getirdi. Bir köşesinde “El mülkü lillah” (Mülk Allahındır) yazıyordu. Cebrail a.s bu yüzüğü Davut a.s’a verip dedi ki :

-“Ey Davut! Hak taaladan sana bir yüzük ve on soru getirdim. Allah u talanın buyruğu odur ki: Evlatlarını toplayıp bu on soruyu onlara sor. Kim doğru cevap verirse senin yerine o geçsin. Devleri, Perileri, Ademoğullarını, yelleri, kuşları, canavarları, dünyada ne ki varsa hepsini buyruğuna başeğdirsin, itaatli kılsın. Ve bütün dünyaya padişah olsun” dedi.

Hz. Davud'un Kılıcı

Hz. Davud öldükten sonra kılıcı elden ele, peygamberlerden peygamberlere ve hükümdarlardan hükümdarlara geçti. Ve en sonunda kılıç mukaddes emanetlerle birlikte Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinden sonra İstanbul’a, Topkapı Sarayı’na getirildi. Bugün Topkapı Sarayı Müzesi’nin 21/137 numaralı envanterine kayıtlı olan bu kılıcın yolculuğu şöyle gelişti:

Hz Davut'tan Kur'anı Kerimde Övgüyle Bahsedilirken Tanah'ta Zina ve Adam Öldürmeyle İtham Edilir!!!

Kur'anı Kerim'de birçok yerde Hz Davud'un yüce ahlakındam hakemliğinden , zikrinden , orucundan bahsedilir.

Örneğin; Sad Suresinde Hz. Allah şöyle buyurur:
21 - Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.

22 - Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar.

23 - Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.

Talut-Calut Kıssası ve Kudüs'ün Fethi

T â l û t kimdir?

Tâlût, İsrailoğulları’nın meliki idi. Esas adı Saul'dür.

“Tâlût”, kelime olarak İbranice bir lakabdır. Arapça “Tûl” kelimesi ile alakalıdır, aşırı derecede boylu ve kudretli anlamına gelir. [Goldziher, Der Mythosbei den Hebraern, 162 vd.]

Kur'an'da iki yerde Tâlût kelimesi geçmektedir. Birkaç yerde de, ona işaret eden zamirler bulunmaktadır.

Vadedilmiş Topraklar Neresidir?

Hz. Allah Musa a.s vasıtasıyla kavmine Tevrat'ta geçen emirlerİ yerine getirip nehilerden kaçınmalarıve birtakım imtihanları başarıyla geçmeleri halinde vadedilmiş topraklarda hükümranlık elde edebileceklerini bildirdi..

Hz. Yuşa'nın Savaş Stratejisi

Hz Yuşa. hazırlıklarını tamamlamış son kontrolleri yapıyordu. Hz. Allah'ın emriyle kendisine inananlar da cihat için hazırlardı.

Hz. Yuşa emir vermeden önce ordusuna bir konuşma yaptı. Konuşmasında zikrettiği özelliklere sahip olanların savaşa katılmasını istemiyordu.
*Yeni evlenmiş olanlar
*gebe olup yavrulaması yakın olan hayvana sahip olanlar
*ev inşasına başlayıp tamamlamayanlar

Hz Yuşa bu önemli savaşta dikkati dağınık , savaşa kendisini tam manasıyla veremeyecek kişileri istemiyordu.Hz . Yuşa çok bilgili, stratejik dehaya sahip iyi bir komutandı.Ordusunu en iyi şekilde yöneterek, Hz Allah'ın inayetiyle muzaffer kıldı.

Güneşin Batmasını Geciktiren Peygamber Hz. Yuşa...

Yuşa Aleyhisselam’ın mucizeleri arasında güneşin batışını Allah’ın izni ile geciktirmesi çok meşhurdur. Güneşin durma mucizesi Beyti Makdis’in fethinde gerçekleşti.

Muhabere uzun sürdü. Fetih muyesser olmadı. Kalenin düşmesine az kalmıştı. Düştü, düşecekti. Güneşte batma üzereydi. Cuma günü akşam üstü tam kafirleri mağlup ederek zafere kavuşmak üzere iken güneş batmaya başlamıştı. Giren gece ise cumartesine aitti. Bu gün ise mukaddes bir gündü. Savaşı kesmeleri gerekiyordu. Düşmana fırsat verildiği takdirde bütün emekleri boşa gidecekti. Durumun aleyhlerine döneceğini gören Yuşa Aleyhisselam dua etti. Güneşin durması (batmaması) için Cenab-ı Allah’a yalvardı.

Peygamberimiz Aleyhisselâm, Yûşâ Aleyhisselâm için Şöyle buyurmuşturlardır;

Hz . Yuşa ve Bel'am Bin Baura

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz hâlde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat. Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.

| A’raf Suresi 175-176. Ayetler

Kıssanın takririnde en kabul edilir sağlam olan Haddâdî’nin tefsirinde Ibni Abbâs (r.a.) hazretlerinden naklen zikrettiğidir.

Hz. Yuşa'nın Eriha'nın Fethinde Suda Yürüme Mucizesi

Hz. Yuşa (A.S) Eriha şehrinden çıktıktan bir müddet sonra önlerine Şeria Nehri geldi. Nehrin üzerinde köprü olmadığından Hz. Yuşa ve ordusu suyun üzerinden yürüyerek karşıya geçti

Yûşa Aleyhisselâm, koca ordusunu suyun üzerinde yürütüp, karşı tarafa geçirdi.[2] Önlerine Şeria nehri geldi. Nehri aşmak için köprü yoktu. Sandal yapmak için gerekli malzeme de yoktu. Köprü inşâ edebilmekte imkansız gibiydi. Hazret-i Kâlib, Yûşa Aleyhisselâm’a yaklaştı ve sordu:

-“Suyu nasıl geçeceğiz?”

Yûşa Aleyhisselâm, ordusuna seslendi:

-“Suyun üzerinde yürüyün!”

Askerlerin arasında tereddüt sesleri geldi:

-“Boğuluruz!”

Biri de:

-“Önce kendisi yürüsün!” dedi.

Yûşa Aleyhisselâm, atını “deh”ledi.

Hz. Musa'ya "Sen ve rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız!" dediler.

Maide Suresi'nde Hz. Musa nın kavmini vadedilmiş topraklar için savaşa davet etmesi ve kavminin hadsiz cevabı....

﴾21﴿ Ey kavmim! Allah’ın sizin için (vatan olarak) yazdığı kutsal topraklara girin, sakın geri dönmeyin, sonra kaybedenler siz olursunuz."
﴾22﴿ Dediler ki: "Ey Mûsâ! Orada zorba bir topluluk var, onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla giremeyiz. Ama oradan çıkarlarsa biz hemen gireriz."
﴾23﴿ Korkanlar arasından Allah’ın kendilerine lutufta bulunduğu iki cesur adam şöyle dedi: "Kapıdan üzerlerine hücum edin; oraya girdiğiniz an artık kesinlikle siz galipsiniz. Eğer müminler iseniz ancak Allah’a güvenin."
﴾24﴿ İsrâiloğulları, "Ey Mûsâ! Onlar orada bulundukları sürece biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız!" dediler.

İsrailoğulları'na Bıldırcın ve Kudret Helvası Nimeti Verildi de Yine Nankörlük Ettiler!

İsrâiloğulları, Mûsâ Aleyhisselâm’dan yemek istediler. Mûsâ Aleyhisselâm Rabbine dua etti. Allah duasını kabul etti ve şöyle buyurdu:

Ve biz üzerinize kudret helvası (menni) indirdik.“

Gökten inen kudret helvası, kardan daha beyaz idi. Yağ ile yoğurulmuş bal macununa benziyordu. Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

“Mantar, menn’dendir. Onun suyu göze şifâdır. Yani kimsenin ekim ve yorulması olmadan Allahü Teâlâ’nın kullarına olan nimetidir. Zahirî olarak onun suyunun mücerred olarak şifâ olmasıdır. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, onu mutlak zikretti. Herhangi bir şeye karıştırmaktan söz etmedi. Ebu Hüreyre (r.a.) hazretleri buyurdular:

İsrailoğullarının Kurtarıcısı Hz. Musa ve İsrailoğullarının Sadakatsizliği

İsrailoğullarının Mısır'a yerleşmeleri Hz. Yusuf'un kuyuya atılması oradan geçmekte olan bir kervanın yardımıyla kuyudan çıkarılması ve mısırlılara köle olarak satılmasıyla başlar.. Kur'an-ı Kerimde olayın anlatıldığı ayetleri okumak için tıklayınız

Hz Yusuf'un Mısır'da özellikle Mısır Firavunun rüyasını yorumlayarak 7 yıllık kıtlık akabinden bolluk sürecini dehasıyla ve Hz. Allah'ın inayetiyle başarılı bir şekilde yönetmesinin neticesi olarak Mısır'da kudretli bir idareci konumuna gelmiştir..

2. Abdülhamit Han'ın Filistin Hassasiyeti

Prof .Dr. Ahmed Akgündüz
Yüce Ecdadımız, Yahudilerle olan münasebetlerinde, Kur”anın şu düstur ve ikazını gözden uzak tutmamıştır.
“Andolsun ki, Yahudilerle Müşrikleri, mü”minlere düşmanlık bakımından insanların en şiddetlisi bulacaksın.” [1].

Kudüs'ün İngilizler Tarafından İşgali 9 Aralık 1917

Kudüs’ün Teslimi
9 Aralık 1917 günü Osmanlı Devleti’nin son Kudüs Mutasarrıfı –İngiliz kaynakları yanlış olarak Kudüs Valisi olarak verirler- İzzet Bey, Belediye Başkanına bir teslim mektubu vererek sabah erkenden şehirden ayrıldı. Ayrılmadan önce de telsiz makinesini çekiçle paramparça etti.

İzzet Beyin 8/9 Aralık 1917 tarihli imzaladığı belgede Osmanlıların dinî binaların tahrip olmasından çekindiği için şehirden çekildiği, buralara muhafızlar yerleştirildiği ve İngilizlerin de aynı yolda hareket edeceğinin umulduğu ifade edilmişti. Ekte yer alan belgenin resminden,
propaganda amaçlı olarak şehrin bir duvarına da asıldığı anlaşılmaktadır. Belge sadeleştirilmiş hali şudur:

“İngiliz Kumandanlığı’na..

Anket

Muhteşem yüzyıl dizi neden sıkıcı hale geldi?:

Son yorumlar

Günün Konuları

- Yahudiler Mescidi Aksa'nın Altını Neden Kazıyor?
- İsrail Mescidi Aksa'nın Altını Kazmaya Devam Ediyor!
- Hz. Ömer'in Kudüs'ü Fethi
- Miracın Delili Mescid-i Aksa..
- Süleyman Mabedi Yerine İkinci Mabedin Yapımı
- Sebatay Sevi Kimdir?
- Yahudilik'te Mesih İnancı
- Süleyman Mabedinin Özellikleri
- Süleyman Mabedi Nasıl Yapıldı?
- Ahit Sandığı Nerede ve Kim Tarafından Muhafaza Ediliyordu?
- Ahit Sandığının Özellikleri
- Ahit Sandığı Yahudiler İçin Neden Bu Kadar Önemli?
- Babil Sürgünü , Yahudilerin Kutsal Topraklardan Çıkarılması, Mabedin Yıkılışı
- Hz. Süleyman'a Verilen Saltanat
- Hz Süleyman'ın Sarayı ve Belkıs
- Hz. Davud'un Hz. Süleyman'a On Sorusu ve Cennet'ten Gelen Yüzük
- Hz. Davud'un Kılıcı
- Hz Davut'tan Kur'anı Kerimde Övgüyle Bahsedilirken Tanah'ta Zina ve Adam Öldürmeyle İtham Edilir!!!
- Talut-Calut Kıssası ve Kudüs'ün Fethi
- Vadedilmiş Topraklar Neresidir?
- Hz. Yuşa'nın Savaş Stratejisi
- Güneşin Batmasını Geciktiren Peygamber Hz. Yuşa...
- Hz . Yuşa ve Bel'am Bin Baura
- Hz. Yuşa'nın Eriha'nın Fethinde Suda Yürüme Mucizesi
- Hz. Musa'ya "Sen ve rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız!" dediler.
- İsrailoğulları'na Bıldırcın ve Kudret Helvası Nimeti Verildi de Yine Nankörlük Ettiler!
- İsrailoğullarının Kurtarıcısı Hz. Musa ve İsrailoğullarının Sadakatsizliği
- 2. Abdülhamit Han'ın Filistin Hassasiyeti
- Kudüs'ün İngilizler Tarafından İşgali 9 Aralık 1917
- Yahudilerin İbadet Şekli
- Yahudiler Ağlama Duvarında Neye Ağlıyorlar?
- Ağlama Duvarı Nedir? Nerededir?
- Hz. İşmoil (Samuel Peygamber)
- Hz. Yuşa
- Kudüs ve Çevresinde Yaşayan , İsrailoğllarına Gönderilmiş Peygamberler
- Hz. Yahya
- Hz. Zekeriyya
- Hz. Yakup
- Hz. Yusuf
- Hz. Süleyman
İçeriği paylaş