Hürrem Sultan nasıl öldü


Hürrem Sultan 1506 yılında dünyaya gelmiştir. 12-13 yaşlarında osmanlı sarayına hediye olarak gelmiş. Hürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü.

Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 tarihinde eşi Kanuni Sultan Süleyman'dan 8 sene önce 52 yaşındayken öldü. Oğlu II. Selim'in tahta çıkışını göremedi. Süleymaniye Camisi Külliyesi içinde kendisi için yaptırılan türbeye gömüldü.

Ölüm nedeni sıtma yada yüksek ateş veya kuluç hastalığı olduğu rivayet olunur. Kanuni ile edirneye yolculuk yapıyorlar ve edirne dönüşü hastalanıyor.

Türbenin iç duvarları bir cennet bahçesini tasvir eden İznik çinileriyle kaplıdır.

Hürrem Sultan son nefesine kadar iyilik ve yardımseverliğine devam ettirdi. Ölümünden sonra osmanlı düşmanlarının kendisi üzerinden çok sevdiği eşi Sultan Süleyman Han'a saldıracaklarından habersiz hakka yürüdü.

Mekanı Cennet Olsun, O'nu bu kadar kötüleyen ve sırtından para kazanmak için reytin uğruna bizans entrikaları ile süslü diziler çekenlere de Allah hidayet nasip etsin..

Ruhuna bir fatiha okumadan sayfayı kapatmayınız

Allah yar ve yardımcınız olsun.

...............

kıbrıs fatihi diyorsunz sadece kıbrıslayda olaydı bu işler istanbuldan çıkmamaış padişahta nasıl fethetsin sizde ya sadrazam sokullu mehmet paşa lala mustfa paşa ayarlıyor herşeyi sadrazamlar yönetiyor ülkeyi yav o fetihten de hayır yok ki donanma yanar ağır bir şekilde eski ihtiaşmına dönemez bir daha 2.selim vefalı oldğu belli üvey abisinn mezarını yaptrmış mahidevrana maaş bağlatır onlara önem verdiği haklılıklarını da gösterir. selim o hürremin oğlu tabi yaptrr diyorlar ama aynı selim öz kardeşi beyazıd kabrini yaptıamaıştır.şimdi ben hürem sultan yüzde yüz suçlu diyemeyiz ama olaylara karışmıştır o da acı çekmştr ağır hastalık geçirmiştir.şimdi hürrem diyoruz kanunide var mustafa ve beyazıd 2 güçlü aday nasıl olurda ölüyorlar kanuni de en başından selim i destekler kanunide de bir tahtan kalkmama istediği hırsı var oğullarını kurban etti.rüstem paşa var var da var bi tek hürrem de değil kiii.yinde beyazıd isyan etmiştr açıkça cezası bellidir biraz daha bekleseydi belki kanuni değerini anlardı!.ama mustfa isyan edecek diye öyle gössterildi diye ölür nerde adalet

hürrem

hürreme kkötü diyenler inşallah hakkını bulur hürrem zekası ve güzelliğiyle süleymanı baştan yarattı be herkez okusunn ilginç bilgiler aramayı n zaten su kadarcık şey atlayıp atlayıp okumayın

hürrem sultan

hürrem sultana nedn entrka kadın diolar evt hayır yapmış olabilir mustafayı öldürülmesne o sebeb oldu kanuni nin gözünden ibrahimin düşmesinden o nun parmağı var mahidervarı gözden düşürüp nikahlanmayı basardı hürrem Sultan divanları gizli perde arkasından izler rüstlem pasayla ittifakı bozmazdı valide sultana bas kaldırır daha neler neler var onun lakabı entra kadın

dddye

hürrem sultan bir saray cariyesinin yardımları ile uzun süreli zehirlenerek öldürülmüştgür..cunku sarayda calısan cariye hürrem öldükdn sonra saraydan kaybolmuşture

Böyle gerçekleri görebilen,

Böyle gerçekleri görebilen, okuyan, her duyduğuna inanmayan ve en önemlisi de sürekli kendi tarihini kamçılamaya çalışmayan insanları gördükçe gerçekten çok mutlu oluyorum. Çünkü gerçekten herkese nasip olamayan, gurur duymamız gereken bir tarihimiz var ve bunun bilincinde olan herkesi tebrik ediyorum, olmayanlara da Allah akıl fikir versin diyorum...

KİMSE TARİHİ BİLMEDEN YETERLİ

KİMSE TARİHİ BİLMEDEN YETERLİ KAYNAKLARDAN ARAŞTIRMADAN SADECE DİZİDEKİ BAZI SAÇMALIKLARI ELE ALARAK KONUŞMASIN !!!
HÜRREM SULTAN Kİ , BUGÜNKÜ İLAHİYATÇILARA TAŞ ÇIKARACAK BİLGİYE SAHİPTİ EN HAYIR SEVER SULTANLARDAN BAŞI ÇEKER ÖLÜMÜNDE HALK YAS TUTMUŞTUR ONUN İÇİN HERKESİN KENDİNE GÖRE HEDEFLERİ VARDIR TABİ O DÖNEMLERDE DE ZATEN KİMSE EZİK BİRİLERİ OLMAK İSTEMEZ ODA KENDİ AMACI İÇİN HEDEFİNE YÜRÜDÜ HEM SİZDE 12-13 YAŞLARINDA AİLENİZ KATLEDİLSİN SİZİ SARAYA SATSINLAR SİZ NELER YAPARDINIZ SUSUP BİR KENARDA ÖMRÜNÜZÜ GEÇİRMEZDİNİZ HERHALDE SİZİ EZMELERİNE İZİN DE VERMEZDİNİZ O EN BAŞINDA BİR ANNEYDİ ÇOCUKLARININ ÖLÜMÜNE ŞAHİT OLMAK İSTEMİYORDU BAZI KANYAKLARDA BÜTÜN HERŞEYİ NURBANUNUN PLANLADIĞI HÜRREMİ ONUN DOLDURDUĞU MAHİDEVRANIDA KULLANARAK HÜRREMİ ÖLDÜRÜNCE SARAYIN NUFUZLU KADINI OLMAK İÇİN HÜRREMİ VE MAHİDEVRANI KULLANDIĞI YAZIYOR AMA DOĞRULU KESİN DEĞİL ŞU ANA KADAR SÖYLENİLEN BİLGİLERİN HEPSİ RİVAYET 500 SENE ÖNCESİ HEMDE HAREMİ KİMSE BİLMİYORDU

KİMSE EVLADININ ACI ÖLÜMÜNE ŞAHİT OLMAK İSTEMEZ ÖYLE DEĞİLMİ EĞER SİZ EVLADIM ÖLSÜN BENİDE SÜRGÜN ETSİNLER BUNU İSTİYORSANIZ ŞAYET KİMSE İSTEMEZ BÖYLE BİRŞEYİ HÜRREM SULTAN SESSİZ KALSAYDI MUSTAFA TAHTA GEÇİNCE HEPSİNİ ÖLDÜRECEKTİ SİZ ÖLDÜRMEZDİ SÖZ VERİRDİ DERSİNİZ AMA BİR PADİŞAH KARDEŞLERİNİ ÖLDÜRMESSE İSYAN ÇIKABİLİR DEVLETİN İSTİKBALİ SÖZ KONU SORARIM HANGİ PADİŞAH ÖLDÜRMEDİ KARDEŞLERİNİ

DERSİNİZKİ ZATEN HÜRREM ÇOCUKLARINI UMARSAMIYORDU MİHRİMAHİ SEVMEDİĞİ BİRİYLE EVLENDİRMİŞ SIRF EMELLERİ İÇİN KANUNİNİN EN SEVDİĞİ DEĞER VERDİĞİ KİŞİ MİHRİMAHTIR BU MÜMKÜNMÜ HÜRREM SULTAN ÇOCUKLARI İÇİN KATLANDI HERŞEYE BAKIN ONLAR İÇİN ONCA ŞEY YAPTI AMA VALİDELİĞİDE GÖREMEDEN GİTTİ HERŞEYİ DÜŞÜNÜP PLANLADI AMA EVLATLARI ARASINDA TAHT KAVGASINI DÜŞÜNEMEŞTİ

***SORARIM SİZE BİZ DAHA KENDİ ÜLKEMİZDEKİ CİNAYETLERİ SUÇLARI ÇÖZEMİYORKEN 500 YIL ÖNCESİNİ BAZI ANAOKUL ÇOCUKLARI ÇÖZMÜŞ BİLEE!!
BUYRUN OKUYUN!
Şehzadeler güzidesi Sultan Mehemmedim

Diyerek vefatına tarih düşüren Kanuni Sultan Süleyman’ın bu mısraı, onun ölümüne duyduğu derin üzüntüyü de ortaya koymaktadır.

Adına Şehzadebaşında Mimar Sinan’a çok güzel bir cami inşa ettirdi.

Hurrem Sultan’ın da üzüntülü yılları bununla başladı denilebilir.

Hayırsever bir hanım sultan olan Hurrem, halk tarafından da çok sevil­mektedir. Yaşadığı yüzyılda büyük saygı gördüğünü, daha sonraki asırlarda da hep hayırla yad edildiğini, hakkında yazılan yüzlerce cümleden sadece şu bir tanesi anlatmaya yeter sanırım:

“O, namuslu kadınların efendisi; melek huylu, derecesi yüksek, vasıfları temiz, zatı kutsi, hayır ve hasenat sahi­bi eşsiz bir inci; büyük, şanlı, yüksek mevkili bir hanımdı.”

Hurrem Sultan, siyasî bakımdan hiçbir padişah hanımının gelemediği se­viyeye ulaşmasına rağmen, zaman zaman büyük acılar çekti. Küçük yaşta ölen ev­latlarının yanı sıra, Manisa Valisi Şehza­de Mehmed’in ve ardından Şehzade Ci­hangir’in vefatları, onu sonsuz üzüntüle­re sevk etti.

Evlat acısının da etkisiyle çeşitli hastalıklar geçirdi. Büyük ızdıraplar çekti. Son kışını çok sevdiği Hünkârı, Kanuni ile Edirne’de geçirdi. Rahatsızlığı artınca İstanbul’a dönerek içinde bir de hastanenin bulunduğu Eski Saray’a yerleşti. Yakalandığı kulunç hastalığından kurtulamayarak, 1558 yılında genç denecek bir yaşta (52) hayata gözlerini yumdu.

Cenazesi vezirlerin omuzlarında Baye­zid Camii meydanına getirildi. Şeyhülislâm Ebussuud Efendinin imametinde kılınan Cenaze namazından sonra, yine Şeyhülislâm’ın eliyle defnedildi. Ölümü, bütün İstanbul hal­kını müteessir etti.

Cihan Padişahı Sultan Süleyman, ha­yatta hiç yanından ayırmadığı Hurrem’in naaşının da kendisine uzak kalmasını iste­medi. Süleymaniye Camii çevresinde ken­di türbesi için ayırdığı yerin hemen yanı­na onun için de bir türbe yaptırdı. Hurrem Sultan’ın türbesinde, bekçiler ve hafız-ı kurralar görevlendirdi. Yüzyıllar boyu gü­nün yirmi dört saati bu hayırsever sultanın ruhu­na Kur’ân-ı kerîm okundu.

Başbakanlık Arşivi’ndeki belgelere göre, nöbetleşe görev yapan hafız-ı kurra ve bekçilerin sayısı yüz otuz sekiz kişiyi buluyordu. Bunlara gün­de üç yüz elli akçe gibi yüksek bir ücret ver­ildiğini dikkate alırsanız, Kanunî’nin Hurrem Sultana karşı olan sevgisi daha iyi an­laşılır sanırız.

Peki, Hurrem Sultan’ın Şehzade Mustafa olayındaki tutumunu nasıl değerlendireceksiniz diyebilirsiniz.

Birincisi o hadiseden başka Hurrem Sultan hakkında menfi ne duydunuz?

İkincisi ise hangi kadın kendi oğlunu saltanatta görmek istemez. Onunda kendi oğullarından birini saltanatta görmek istemesi en tabi bir durumdur.

Şehzade Mustafa meselesinde ise Kanuni asla onun sözüne itibar etmez onun sözüyle oğluna kıymazdı. Orada birinci derecede suçlu Rüstem Paşa ile isyan emarelerinde bulunan Şehzade Mustafa’nın bizzat kendisidir.

Aşağıda Hurrem Sultan’ın Türk milletine bıraktığı eşsiz eserleri okuyacaksınız. O belki bu camilerde namaz kılmadı medreselerinde okumadı, kervansaraylarında yatmadı, çeşmelerinden su içmedi, darüşşifasında tedavi olmadı. Hepsini Türk milletine ve evlatlarına miras bıraktı.

Türk milletine ve Müslümanlara ve onların evlatlarına hizmet edenlere karşı bazılarının özel bir husumeti oluyor nedense. Meral Okay ve benzerlerinin yaptıkları gibi.

Geride bıraktıkları

Osmanlı ailesinde güzel bir gelenek vardı. Küçük yaşta ölenler de dâhil, hane­dan mensuplarından geride kalan eşyalar titizlikle saklanırdı. Yalnız hanımların ve kız ço­cuklarının eşyaları bu geleneğin dışında bırakılırdı. İşte bu adet Hurrem Sultan’ın vefatında değişikliğe uğradı. Merhumenin özel eşyaları sarayda ve türbesinde muhafaza altına alındı. Ara­larında zarif işlemeli örtüler, kaşbastılar ve mücevherlerin de bulunduğu bu şahsi eşyalar, halen Topkapı Sarayı Müzesi ile Türk İslâm Eserleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Osmanlı Hanım sultanları içinde iyilik yapmakta en önde gelenlerden biri olan Hurrem Sultan, üç kıtaya yayılan geniş toprakların dört bir yanını bayındır etmek ve insanlara faydalı olmak için büyük çaba harcamıştı. “Solakzâde ve İbrahim Peçevi Efendi tarihlerinde Kanuni Sultan Süleyman’ın eserlerine yer verildikten sonra Hürrem Sultan’ın hayratı sıralanmaktadır.

Haseki Külliyesi

Cami, medrese, sıbyan mektebi, çeş­me, imaret ve dârüşşifâdan meydana ge­lmektedir. Mimar Sinan’ın hassa başmimarı ol­duktan sonra yaptığı ilk eserdir. XIX. Yüz­yıldan itibaren Haseki adıyla anılan Avratpazarı semtinde kurulmuştur. Peçuylu İbrahim külliyenin burada yapılma­sının Kanuni’nin eşine gösterdiği bir in­celik olduğunu yazar.

Külliyenin ilk yapılan birimi cami olup medrese ve sıbyan mektebi bir yıl, imaret ve dârüşşifâ ise on iki yıl sonra in­şa edilmiştir. Bu durum külliyenin bir bü­tün olarak planlanmadığını, binaların de­ğişik zamanlarda ayrı ayrı düşünülerek tasarlandığını göstermektedir. Külliyenin Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan vakfiyesi 958 (1551) tarihlidir.

Cami Haseki cad­desinin bir yanında, medrese, sıbyan mektebi, imaret ve dârüşşifâ ise diğer ya­nında yer almaktadır.

Cami: 945 (1538-39) yılında inşa edilen cami kare mekânlı ve tek kubbeli olup klasik uslupta yapılmıştır. Tek minarelidir. Daha sonra cemaate kâfi gelmemesi nedeniyle Sultan I. Ahmed zamanında iki sütun ve bir kubbe daha ilave edilerek büyütülmüştür (1612). Bugün de cami olarak hizmet vermektedir.

Medrese: Caminin karşısında bulunan medrese 946 (1539-40) yılında inşa edil­miş klasik tipte bir yapıdır. Sokak cep­hesinin merkezindeki kapıdan girilen revaklı bir avlunun üç yanını çevreleyen ka­palı mekânlardan meydana gelmektedir. Dershanesi kapının karşısındaki revakın or­tasında yer almaktadır. Dershanenin iki yanına üçerden altı, avlunun iki yanına beşerden on oda yerleştirilmiştir. Bunların hepsi kubbe­lidir ve içlerinde birer ocak bulunur. Vakfiyesinde bilimin ve eğitimin değerinden bahsedilerek bilim adamlarına ve talebelere vakfedildiği kaydedilmiştir. Müderrislere günde elli akçe, on altı talebeye günlük ikişer akçe, muide ise beş akçe verilmesi şart koşulmuştur. Bugün odaları yatakhane, dershanesi ise mescid olarak kullanılmaktadır.

Sıbyan Mektebi: Medresenin doğusun­da yer almaktadır. Kare planlı olup yanyana iki birimden meydana gelmektedir. Bi­rinci kısmı iki cephesi sütunlu açık ders­hane, ikinci kısmı ise kapalı dershanedir. Binanın önündeki havuzlu alan muhtemelen oyun bahçesi olarak düzen­lenmiştir. Kitabe yeri boş duran mekte­bin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte medresede kullanılan nilüfer çiçeği mo­tifli başlıkların burada da kullanılması iki yapının birlikte ele alındığına işaret et­mektedir.

Sıbyan mektebi yalnız Müslüman çocukları için vakfedilmiş olup dini eğitim şart koşulmuştur.

Kapalı dershanenin hemen ya­nında küçük ve oldukça bakımlı bir hazîre vardır. Mezar taşlarından çoğunun müte­vellilere, külliyede hizmet eden kişilere ve onların aile fertlerine ait olduğu görülür.

İmaret: Haseki Caddesi üzerinde külli­yeye girişi sağlayan üçüncü kapı imarete aittir. Kitabesinde 1550 (h.957) yılında yaptırıldığı belirtilmektedir. İmaret kuzey­de üç, doğu ve batı yönlerinde beş ke­merli bir revakla çevrilmiş ve revaklar baklava başlıklı sütunlara oturtulan pandantifli kubbelerle örtülmüştür. Avlunun kuzeyinde iki büyük ve dört küçük kubbeli mutfak ile yanlarında dikdörtgen planlı odalar vardır.

Bugün imarethanede yemek pişirilip yenmekte bir bölümü ise kütüphane olarak hizmet vermektedir.

Darüşşifâ: Darüşşifa, Osmanlı mimarî tarihin­de bir benzeri daha bulunmayan orijinal bir yapıdır. Mimar Sinan’ın, yaptığı eserler içinde en mükemmel mekân dü­zenlemesini gerçekleştirdiği Haseki Darüşşifası’nın giriş kapısındaki kitabeye göre, 1550 (h. 950) yılında bitiril­miştir.

Haseki Darüşşifası, belki günümüze kadar yapılan hastanelerin en havadar ve ferah olanlarının başında gelmektedir. Giriş kapısından sonra sekizgen plan­lı açık bir avlu ve bu avluya bakan yüksek kemerli muayene bölümleri yer almaktadır. Po­likliniklerden sonra ise iç kısımlardaki kubbeli doktor ve hasta odaları bulunmaktadır.

Mimar Sinan, ana bölümden ayrı olarak ilâç yapımı için de iki ayrı oda in­şa etmiştir. Yedi doktor, iki ec­zacı kalfası, yirmi dokuz memur ve müstahdem hizmet veriyordu. Ayakta tedavinin yanı sıra, yatarak tedavi hizmeti de veriliyordu.

Hurrem Sultan, vakıfnamede darüşşifada çalışacak doktorlar için öyle şartlar koşmuş ki, hayran olmamak elde değil. Meselâ, başhekim dahil, bütün personelin güzel cümlelerle hitap etmelerini ve has­taların sorularına hoşa gidecek şekilde ce­vap vermelerini istemiş.

Sadece bu kadar değil. Hastanede çalışanlara dolgun üc­ret verilmesi, fakir hastalardan doktor muayenesi ve ilâç için para alınmaması da onun şartları arasında bulunmaktadır.

20 Ocak 1976 tari­hinden bu yana Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi adıyla fa­aliyet gösterilen külliye binalarında müf­tü ve vaizlerin meslekî eğitimleri yapıl­makta, bunun yanında kıraat ilmi öğretilmektedir. Halen külliyenin medresesi yatakhane, kapalı dershanesi mescid, imareti yemekhane, sıbyan mektebi top­lantı salonu, dârüşşifâsı eğitim ve idare binası olarak kullanılmaktadır.

Diğer Eserleri:

Şehzade Cihangir Camii: Tophaneye hakim olan büyük tepe üzerindeki mübarek camidir.

Bağdat’ta: İmamı âzam hazretlerinin nurlu mezarı üzerine sağlam bir kale, bir cami, güzel bir imaret, yüksek bir türbe ve akıl hastanesi bina edilmiştir.

Yine Bağdat’ta Şeyh Abdülkadir-i Geylanînin mübarek mezarı üzerindeki yüksek kubbe yenilenmiş, mübarek camii yeniden onarılmış, imaret ve daha başka hayratlar yenile­nip yeteri kadar vakıflar bağlanmıştır.

Konya’da: Mevlana Celaleddin hazretlerinin nurlu türbeleri yakınında iki minareli yüksek bir cami, güzel bir mes­cit, imaret ve dervişler için odalar ve benzerleri yapılmıştır.

Şam’da: Yüksek bir cami, medrese, imaret ve daha başka­ları.

Kefe’de ve İznik’te: Birer büyük kilise camie çevrilmişken aradan geçen uzun zaman boyunca harap olmuş bulunuyorlardı. Bunlar yenilenmiş ve gereği kadar vakıflar bağlanmıştır.

Mübarek Mekke ve Medine’de yapmış olduğu çok sa­yıda hayır ve dağıttığı sadakalar, bu yerlerde oturanların hayat­larının temeli olmuştur. Gerçi bu sadakalar önceleri de vardı. Şimdi ise iki ka­tına çıkarılmış olup büyük bir titizlikle kâtipler tarafından ilgili­lere dağıtılır ve herkes eksiksiz kendisine ayrılan payı almaktadır.

Bir başkası da akarsu sadakasıdır. Bu su, Arafat kaynağı­dır. Eskiden bu suyu Zübeyde Hatun akıtıp kente getirmiş, fakat zamanla harap olmaya yüz tuttuğundan su sıkıntısı çekilmeye bağ­lanmıştı, öyle ki bir arife günü bir parmakla kaldırabilecek bir kırba su bir altına satın alınmıştır. Bu suya üç dört ka­t daha katıp kentin suyunu bollaştırmak suretiyle bütün hacı­ları su sıkıntısından kurtardı.

Mekke’de: Dört mezhep için ayrı ayrı dört büyük medrese bina ettirdi ve Rum ülkesinde uygulanan ku­rallara göre on beşer öğrenci ve birer müderris yardımcısı ta­yin etti. Bunların belli ödenekleri hiçbir aksaklığa uğramadan el­lerine ulaşmaktadır.

Müminlerin anası Hz. Haticenin, Hz. Fatıma ve öteki çocuklarının dünyaya geldikleri kutlu ev sonradan mescit haline getirilmişti. Zamanla harap olduğun­dan onu tamir ettirip üzerine yüksek bir kubbe bina ettirdi. Şimdi de, her cuma günü ikindi zamanına kadar ve salı geceleri sabaha kadar dervişler ve fakirler orada toplanıp zikre­derler.

Yine Mekke ve Medine’de zengin birer imaret yaptırdı. Mekke ve Medine fukaraları her gün buralarda yedirilip içirilirler.

Edirne şehrine de Kevser suyu gibi sular getirip birçok çeş­meler yaptırmıştır ki bunlardan fukara halk yeniden can bulmaktan ve ölçüsüz sevinç duymaktan geri kalmaz.

Mustafapaşa Köprüsü kasabasında da mübarek bir cami, güzel bir imaret ve büyük bir han yapılmıştır ki bunlar da yine rah­metli Haseki Sultan’ın hayır işlerindendir.

İstanbul Kariye’de medrese ve Ayasofya ve Sultanahmet Camileri arasında Hurrem Sultan Hamamı

Ve Kudüs-i Şerifte muazzam imareti…

Hurrem Sultanın bıraktığı eserlerden istifade edenler keşke öncelikle, onun vakfiyesini okuyup anlayabilecek seviyede olsalardı.

Kaynak : http://www.ahmetsimsirgil.com/hurrem-sultan.html

www.youtube.com/watch?v=fPfcbxwmaco bu video yuda izlemenizi öneririm

isterse dünyanın hayırını

isterse dünyanın hayırını yapsın şehzade mustafanın ölmesine sebep olduktan sonra benim için hiç önemi yok tabi eden bulur allahta onun evlat acısı çekmesini göstermiş dünyada allahın adaleti işte yine hayırlarınıda sevabını allah bilir herşey ahiret gününde allahın huzurunda ancak açığa kavuşcak...

hürrem sultan şehzade

hürrem sultan şehzade mustafanın ölmesinin sebebi düşünsene mahidevran sultanın acısını ızdırabını birde yetmez gibi onca zenginliğin içinde fakir bırakıyolar.söyelsenize hangi yardım hangi hayrat şehzadeyi geri getirir evet hayırları çok iyi kendinde çok söz ettiriyo ama diğerlerine yapılan haksızlıklar çok acımasızca hürrmein evladı ölmesin diye kurban mı verilecekti mustafa yani.mahidevranda isterdi yardımlar yapmak her yerde adını taşıyan camiler hamamlar yaptırmak ama kısmat değilmiş.öldükten sonra asırlar boyu 24 saat Kuran-ı kerim okunmadı neden?neden?hürrem sultan eğer tanılıyosa bu diziler sayesinde balkide kafalarından uydurdukları masallar sayesinde.geçenelrde şehzade mustafa türbesine gitmiştk.çok kötü oldum bu günlerde çok iftiralar atılsada herkesede tabiki.öylece yan yana yatıyolardı.o an ne kadar konuşmak istedim.bana onların hikayesi daha güzel geliyo.babası hakkında ne düşündü accaba mahidevranda eşi nasıl oğlunu öldürebikldi ne zamanda olursak olalım böyle bir dram yüreklere aşılanmıyosa böyle bir çığlık kulaklarda duyulmuyopsa suç yine bizde.Allah herşeyi bilir daha fazla yorum yapmak bana düşmez.

o bu dağil de tamam bunlar

o bu dağil de tamam bunlar var ama bu mustafanın ölmesi gerektiğini açıklamaz zaten hak yerini bulurdu ama o vakitlerden beri böyle anılması gerekmezdi RUS CADISI die bana demiolar healde

Arkadaslar merhaba. Ben turk

Arkadaslar merhaba.
Ben turk degilim ama biraz turkce bilirim. Bunun icin eger cumlelerimde yalnis kelimeler kullandigimi farkediniz lutfen kusuruma bakmayiniz.
Ben ''muhtesem yuzyil'' dizisini izliyorum. Hurrem Sultan'in gercekten nasil biri olduguna karar veremiyorum. Internet sitelerinde onun hem iyi bir insan oldugunu hem de kotu biri oldugunu okumustum.
Acaba Hurrem Sultan gercekten bu kadar kotu miydi(dizide cok zalim biri)? yoksa iyi bir insan miydi? lutfen bana dorusunu soyleyin. kafam cok karismis.
gercek Hurrem Sultan nasil briydi?
tesekurler

CVP:Arkadaslar merhaba.Ben turk

Tarihte hiç bir BİLGİ yok. Şu an okudukların ve izlediklerin tamamen romanlarda ve dizilerde geçenler. SENERYO hepsi. yazarların hayalleri.

Tarihte yaşanan bazı olayların hürrem sultanla alakası yoktur. Kötü bir değildir.

ne kadar ap.talca

Ne kadar ap.talca ve ger.izekalı yorumlarınız var. Hepiniz kafayı üşütmüşsünüz. Osmanlı devleti hürrem sultan yüzünden duraklamaya girdi diye rahmet dilemezmiş. Yobaz mısın la sen? Girdiyse nolcak? Sen cumhuriyet çocuğusun...Sanane!! Dizi üzerinden prim yapılıyomuş. Ne alakası var. Gerçek osm tarihinden ilham alınarak yapılmış bir film sadece. Bu tarz boş konulara fazla kafa yorulduğu için insanlarımız böyle zaten.Bi cacık olmazsınız.

Yanlış Düşünüyorsunuz..

Burda konuşulan, tartışılan konuların (yani saray entrikalarının) o zamanki tarih kaynaklarının hiç birinde yeri yok. Bunlar hep batı ülkelerinde oluşturulmuş hayal dünyalarındaki ya da kendi ülkelerinde gördükleri ve bize göre uyarladıkları hayal ürünleri. O zamanın Türk kaynaklarında bu bahsettiğiniz hiç bir şeyin yeri yok. Tıpkı Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan'a aşık olduğu söylentisi gibi. Adı üstünde ""SÖYLENTİ". Arkadaşlar lütfen oyuna gelmeyelim. Millet tarihe adını yazdırmaya çalışıyor, biz ise ne yazık ki elimizdeki o MUHTEŞEM tarihi yıkmaya..

Bir de hadi diyelim ki her şey dediğiniz gibi oldu. O zaman da size şöyle bir şey söylemek istiyorum: Lütfen günümüzle geçmişin şartlarını aynı gibi görmekten vazgeçin. Günümüzde bir çok kanun, kural var. Hepsi adalet ve eşitlik ilkesine dayanarak oluşturulmuş kurallar. Ama o zamanlarda tek bir kural var o da " Yaşamak için kimseye acımayacaksın!" 600 yıllık saltanat boyunca kardeş kardeşi, padişah oğlunu öldürmüştür hep. Nasıl savaşta birbini öldürenlere bunu neden yaptın diyemiyorsak bu konuda da diyemeyiz. Çünkü o zamana göre bunun böyle olması gerekiyordu. Yani kimse o zaman yaşayan insanlara sen şunu niye öldürdün sen bunu niye azlettin diyemez. (Hürrrem Sultan da dahil. Çünkü Mustafa tahta geçerse oğulları ölecekti. Kendisi için kimin canının daha kıymetli olmasını beklersiniz?)

Bakın burda Hürrem Sulta'ı ya da bir başkasını kayırmaya çalışmıyorum ama burda sayfalar dolusu tartışma yapılıyor ve çoğu kişi günümüzle geçmiş arasındaki farkı göremiyor ya da her yerde okuduğuna, gördüğüne, duyduğuna hemen inanıyor. Lütfen saf olmayalım. Şimdi belki bana da karşı çıkan bir çok kişi olacak ama onların zaten beyni yıkanmış ve onlar için artık yapacak bir şey kalmamış diye düşünüyorum ben.

Ayrıca şunu söylemeden de geçemeyeceğim: Tamam kendi tarihimizi araştırma merakını anlıyorum ki zaten tarihimizi bilmeden bir gelecek oluşturamayız bunu da biliyorum ben de bir tarih tutkunuyum zaten ama artık görüyorum ki herkes tarihle yatıp tarihle kalkıyor. Kimse şimdiyi ya da geleceği düşünmüyor. Eğer biz bu şekilde sürekli kendi tarihimizle uğraşmaya devam edersek geleceğimizi kim kurtaracak??

Hürrem

En çok katıldığım yorum.Güzel kaleme almışsınız.Kutlarım.

Teşekkür ederim :)

Teşekkür ederim :)

allah ne isterse o öyle olur

hürrem selimden 8 yıl önce vefat etmiş.1hürrem hakkındaki anlatılanlar rivayet ortada kesin birşey yok.2atıp tutan arkadaşlar hepeniz heralde o devri gördünüzde konuşuyonuz.3osmanlıda hasekiler nerdeyse geneli yabancı uyrukluydu'o sadace seçilen kızlar gidiyodu.3yeniçerilerin coğu azınlık ailerden seçiliyordu.4 koskoca muhteşem süleyman aptalmıda hürremin lafıyla hareket ediyor.5harem hakkında kesin bilgi yoktur harem osmanlının kapalı kutusu anlatılanlar sadace rivayet ve hikaye.6

suleyman ve hurrem adaletsizdi.

suleyman kotu biriydi cunki, cani vermek de, almak da yalniz Allahin isidir. Hurrem ise Osmanlinin ecelidir. Gidin biraz tarih okuyun. Mustafayi Hurrem oldurtdu, Mahidevrani saraydan atilmasina sebep oldu, Ibrahim pasayi oldurtdu, Validenin olumune sebep oldu. Soyluyorsunuz ki her seyi aski icin yapmis. Ulan ne aski be. Hepsi palavra. Madem seviyordu Suleymani neden kendi rizaziyla Osmanliya gelmedi. Dizide de veriliyor. NIGAR KALFA ONA"EGER HARVETE GIRERSEN SULTAN OLURSUN" DEMESEYDI SULEYMANI SEVMEK ONUN AKLINDAN BILE GECMIYORDU. Kendisi de oglu || Selimin tahta cikisini goremedi.
Ayrica Suleyman adaletsizdi. Kendi oglu Mustafayi, kiz kardesinin kocasi Ferhad pasayi oldurtdu. Ayrica cok akilsizdi. SAFAVI SAHI TAHMASIBIN UZERINE 4 KES YURUS ETDI, HEPSINDE GERI DONDU. CUNKI TAHMASIB AKILLI BIRIYDI. Suleyman son yillarinda dovusde ata bile binemedi. Zafer Tahmasibin oldu. Osmanli sultani kari-kiz pesinde kosa-kosa devleti unutdu.

bende yabanciyim yalnış

bende yabanciyim yalnış yazabilirim...neden hep hüreme ve suliman suclu kendine gordunuz mahide evranın yaptıkları o iç savaşı o başladı unutunuz nezaman suliman hasta yatıordu nasıl hureme ve onun çocukları oldurmee istedı da daha neler yaptı ama tabi yabanci oldu icin hep onu suçlamak lazım türk kadın olmadı icin ama yalnış anamain çok yabancilar daha iyi musluman daha dürust ...tekrar yalnış anamiyn benim şoanda cok türk arkadaş var ama gecmışeda cok türk kadınlar zarar verdılar kalkıp birese bulup suçlamak kolay ama gerceklarıda gormek lazım...

Yorumlarınızın hepsi YANLIŞŞŞŞŞŞŞŞ

Sen hürremi dizideki davranışlarıyla Kötülüyorsun. Hürrem sultan çocukları için elinden geleni yapmıştır. Kim kendi çocuğunu korumak istemesin ki?Bu yorumlarının hepsiiiiii YANLIŞ.Biraz tarihçeyi okumanı tavsiye ederim

CVP:suleyman ve hurrem adaletsizdi.

Maşaallah seneryoyu iyi ezberlemişsiniz. Seneryodan nasıl da konuşuyorsunuz. Muhteşem yüzyıl dizisinde geçenlerin tamamı hayal ürünüdür. GERÇEKLE hiç bir alakası yoktur. Ne nigar kalfa diye biri yaşamıştır ne de hürremi yönlendirmiştir.

Diziye kaptırmayın fazla

:))

ya onu bunu bırakn da bu hafta muhtesem yuzyılda neler olacak bakalm meraktan catlıcamm :D

ayyyy bendeeee

ayyyy bendeeee

HÜRREM SULTAN İYİYDİ

Hürrem sultan dizidede gerçek hayattada sadece aşkı için kötüydü onun tek suçu sevmek kimse onu durduk yere dürtmese eminim bukadar kötülük yapmazdı...Suçlu arıyorsanız valide ve mahidevrandı...İbrahim emir kuluydu sadece bir süre hürremin alehine geçti sonra sultan süleymanın hürremi koruma emri ile tarafsız kaldı...Ayrıca Hürreme dizideki gibi bir isyan düzenlenmemiş sultanın yüzü yanmamış bu sadece reiting işidir...

ZÜLEYHA SEVMİŞ TAHTINDAN OLMUŞ,YUSUF SEVMİŞ ÖZGÜRLÜĞÜNDEN LEYLA SEVMİŞ SARAYINDAN,MECNUN SEVMİŞ AKLINDAN OLMUŞ,((''HÜRREM SEVMİŞ HAYATINDAN,CANINDAN OLMUŞ''))

Diziye atıfta bulunuyorsunda

Diziye atıfta bulunuyorsunda söylediğin şeyler neredeyse tamamiyle diziyle alakalı..Her insan belirli bir mevkiye gelidkten sonra dahada fazla mevki/yükseliş güç ister..Her ne kadar Hürrem sultan sevmişde olsa Güç hırsana mani olamamıştır..O kadarda iyi bir insan değildi kusra bakma ama..

,((''HÜRREM SEVMİŞ HAYATINDAN,CANINDAN OLMUŞ''))

Hürrem öldürüldüde bizimmi haberimiz yok biz eceliyle öldü diye biliyorduk ??? :)

Helal Olsun !

Hürrem Sultan dizideki kadar entrikacı değil ama Osmanlıyı kısmen yıktığı gerçeği tartışılamaz..

Osmanlı'nın yabancı kadın sevkine ve uçkuruna yenik düştüğünün kanıtıdır.Helal Olsun kadına! Osmanlı'ya yüzyıllar boyunca süren bir ders verdiği için.. Böylece sultanlar da anlamıştır ; kadınların sadece kendi istekleri için varolmadıkalrını !
İyi olmuş, Çok iyi...

yok ya ben kendi halkımı

yok ya ben kendi halkımı tanıyamıyorum artık ölmüş birkişinin ardından konuşmak hangi müslümana yakışır anlamıyorm.Biz bu kafada iklen iyi yapmış hürrem toprak genişletip napıcaz avuç kadar olan yerde bile yobazımız cahilimiz o kadar çok ki hiçfazlalığa gerek yok. sizin gibiler sayesinde bazen bir çok şeyden utanasım geliyor sizin gibi düşünenlerle aynı toprağı aynı dini paylaşıyor olmak çok kötü.kalplerinize merhamet versin

Bilip bilmeden konuşma

Bilip bilmeden konuşma kardeş.....!! Kadının bizim tarihimize verdiği zarar şu an bizim onn hakkında konuşmamızdan daha beter.......

tamam mustafyı öldürdü

tamam mustafyı öldürdü diyelim kendi evlatlarından padişahlık yeteneği olanlar vardı bunları da hürrem sultan mı öldürdü
hürrem sultanımızın ve bütün sultanların mekanı cennet olsun

ne zararı vermiş,filme mi

ne zararı vermiş,filme mi aldandın,reytin kırma uğruna hürrem sultanı kötülediklerine mi inandın tarih okumanı tAvsiye ederim ....

Ne filmi kardeş ne dion

Ne filmi kardeş ne dion sen????? Taht kavgaları yüzünden eğitimsiz bilgisiz , devleti yönektmekten bi haber kişilerin devletin başına geçmelerine sebep olmuş..Bu kişiler yüzünden devlet duraklama devrine girdi.........

Aşağıya o kadar yazı yazdık bakta konuş!!!

CVP:Ne filmi kardeş ne dion

Devleti yönetmekten ne kadar bihaber bilmiyoruz ama tarihi anlamaktan bihaber oldugumuz kesin.. Biz süper zekiyiz herşeyi süper anlıyoruz, en iyi okullarda eğitim gördük ama onlar eğitimsiz cahil.. gülerler bunu :)

Taht kavgaları sonucu

Taht kavgaları sonucu Kanuni'den sonra taht'a (Taht'a geçmesi düşünülmediği için doğru düzgün devlet işleriyle uğraşmayan ve adam akıllı eğitim görmeyen 2.Selim) 2Selim geçmiştir ve hiç bir sefer düzenlemeyerek/devlet işleriyle neredeyse hiç uğraşmayarak devleti duraklama devrine sokmuştur...

2.Selim'in kendinden sonra gelecek olanlara öğretecek ve verecek hiç bir şeyi yoktu...Daha sonra gelenler ise kendilerinden öncekilerden bir şey görmedikleri için onlar gibi davranmışlar ve devleti boşlamışlardır...

CVP:Taht kavgaları sonucu

Zaten 8 yılda yok olup eridi bitti bir kkültür öyle değil mi?

Sende ne bu sultan selim nefreti kini..Bıraksalar bir kaşıkta boğacak gibisin. Bütün suçu bütün melaniti onda görüyorsun..

"At Gözlükleri"ni çıkar ve aynanın karşısına geç..

İşte osmanlı senin gibi zihniyetler yüzünden yıkıldı..

Arkadaslar sacmalamayın

Arkadaslar sacmalamayın Mustafayi Hurrem oldurtdu, Mahidevrani saraydan atilmasina sebep oldu ve mahidevrani sefil bi hayata sürekledi Ibrahim pasaya tuzak kurdu bogularak oldu süsü verdirtti, her şeyi askı için yapmis diosunuz askı ıcin degil ogullarına güzel bi gelecek sunmak icin ve kendiside valide olmak isteyişi vardi Hepsi palavra yani hürrem sultanın zaten sewdigi biri vardı diye biliyorum Mustafa yi evet kanuni öldürdü ama ondada hürremin parmağı var diye biliyorum ewe Iı. Selimin tahta gecmesiyle Osmanlı duraklamya geciyor cünkü selim (af edersiniz ama) karıya ve kıza düşkün eğlenmeyı seven biri oluyor ve işleri seferleri takip etmiyor diye biliyorum
Beklide Mustafa gecseydi tahta osm. Gerilemez yükselirdi… arkadaşlar bunlar yasanmiş bitmiş olaylar bunlari tabiki bilcez gecmişini bilmeyen gelecegini bilemez cünkü

CVP:Arkadaslar sacmalamayın

kendi canını koruyamayan devleti hiç koruyamaz. bunu asla unutma. Başarılı olan kişi önce kendi taht yolunu kurardı. yok anası vardı yok babası vardı diye teselli aramayınız. 150-250 yıl sonraki olabilecek hataları 8 yıllık padişahlık yapmış birine yükleyemezsiniz. herkes kendi döneminden sorumlu

Her çöküşün, sorunun bir

Her çöküşün, sorunun bir başlangıcı vardır...Ben sana osmanlının çöküşünün başlangıcından bahsediyorum.Merkezi yönetimin zayıflamaya başladığı zaman bahsediyorum...

Anlamıyorsan diyecek bir şey yok...!!!

CVP:Her çöküşün, sorunun bir

Merkezi yönetim çok aşırı güçlü diye 1908 ittihatçılar isyan etmedi mi?

sen neyin zayıflamasından bahsediyorsun. Padişah tek otoriter ve tek güç diye kıyamet koparmadılar mı?

seninki tamamen takıntı olmuş

1908 de merkezi yönetim

1908 de merkezi yönetim güçlenmeye başladığı için isyan çıkardılar..Adamlar zayıflamış olan yapı içinde istediklerini küçük bir baskıyla yaptırabiliolarda..Güçlenmeye başlayan yönetim onların çıkarlarını tehtit ediyordu..Merkezi yönetim iyice rayına oturmadan al aşşağı ettiler..Yani iş çoktan bitmişti...

CVP:1908 de merkezi yönetim

Merkezi yönetimi kafaya takmışsın sen.

1908 merkezi yönetim isyanı değil, dış güçlerin müdahelesidir. Tıpkı şu an ki arap baharı gibi.. o dönemde bir osmanlı baharı yaptılar. padişah kaddafi gibi tuzaklarına düşmedi. ya da neydi onun adı esed mi esad mı neyse onun gibi direnmedi.. Kan dökmeden orduyu tertemiz teslim etti, sonraki savaşlarda içte yıpranmış bir devlet bırakmadı..

1908 deki isyan içeride

1908 deki isyan içeride kendiliğinden oluşmuş bir isyan gibi bişey söylemedim...Benim kasdettiğimde zaten dış güçlerdi.!!!

O dönemdeki padişah yani 2.Abdulhamit Han o isyana müdahale edip kan dökmedi haklısın..Çünkü oda biliyordu bu isyanı bastırsa yenisi çıkacak /çıkartılacak... Sonraki savaşlarda yıpranmış bir devlet bırakmadıda ne?? Devlet zaten yıpranmış yıkık dökük bitmiş bir haldeydi....Deveti biraz toparlamıştı ama nafile ülke çoktan kaybedilmişti....

Evet merkezi yönetime taktım kardeş...Devletin yönetiminden bahsediyoruz yönetim başarısız ve umursamaz olursa o devletin başına her şey gelir...

CVP:Bilip bilmeden konuşma

O kadını bize böyle lanse edenlerin bu topluma verdiği zarar nedir acep?

Delinin biri kuyaya taş atmış kırk akıllı çıkartamıyor..

hahayt güliyim bari

hahayt güliyim bari arkadaşlar biraz okuyun tamam aslında insanların yanı bu kadar insanin tarih okuması güzel ama doğru okuyun azıcık hürrüm mustafayı tahta geçirtmedi ve bu iyi olmadı tamam ama illa hürrem çocuklarını geçiricekse bu çocuk mehmet veya beyazıt olmalıydı mehmet öldü ama beyeazıtı isteyodu demi hürrem selimi estemiordu kusura bakayın ama ben hürreme melek die mem ha şeytan mıdır onu bilemem fransa bie olmayan tarihini yüceltmeye çalışıor ama biz osmanlı imparatorluğunda yapılan kötülükleri okuyoruz yukarda bi kişi türk değilim dedi valla rezil olduk he hürrem bir melek değildi tamam ama bu onun şeytan olduğu anlamınada ggelmez MUSTAFA TAHTA ÇIKSAYDI osmanlı batmıycakdi die bşey yok çünkü; TARİH İHTİMALLERE Mİ KALDI SAÜÇMALAMAYIN YA
BENCE KUYUYA TAŞ ATAN SİZ DELİLERSİNİZİ HÜRREM İYİ DİENLER .

hürrem sultan

kesinlikle katılıyorum. hürremin entrikaları yüzünden tarih nasıl da değişmiş. deneyimli zeki mustafa yerine yeteneksiz korkak selim tahta geçmiş ve duraklama dönmei başlamıştır. belki de yükseliş devam edecekti ve bugünkü türkiye de değişecekti. tarihi olumsuz yönde değiştiren şahıslar asla saygıyla anılmamalı.yazılanları bu açıdan değerlendirirsek bu üzücü durum ortaya çıkıyor.

anne

her anne kendi evladını korur ve onun yükselişini görmek ister bu nedenle hürrem sultan asla suçlanmamalı ve tarihte hakkında kötü bilgiler verilmemelidir o da evlatları başa geçsin diye aradaki tek engel olan mustafayı öldürtmüştür size söylüyorum ölmüş bir kadının ardından konuşmak günahların en büyüğü hürrem sultanın günahları sizinkileri yanında küçücük kalır

Peki bir anne kendi evladini

Peki bir anne kendi evladini korurken baskasinin sucsuz evladina zarar verirmi?
Nasil bir annedir bu? Eger kendi evlatlarina o zarar verdigi kisiden bir zarar gelse
anlarim kendi yavrusunu korumak icin yapiyor derim fakat o kisi kendi evlatlarindan
daha büyük ve daha basarili diye bunu yapma yetkisini kimden aliyor.
Yaziklar olsun böyle topluma, anneymis. Fedakar, baskasinin yavrularina bile annelik yapan
güzel annelerimize hakaretin alasidir bu!! ANNEYMIS hey allahim yarabbim. Ayrica sarhos selimin basarisizligi yüzünden cöktü osmanli. Baslangici buydu orada patlak verdi ve birtürlü toparlanamadi. Biraz mantikli düsünün!

bilerek konuşun

"Eger kendi evlatlarina o zarar verdigi kisiden bir zarar gelse
anlarim" demişsin ama hürrem'in büyük oğlu mehmet'i mahidevran'ın öldürdüğünü bilmiyosun galiba..

ama en iyisi

bence en iyisini yapmış bn olsam bend ole yapardım ömrünü bi cariye olarak gecirmek yerine en gçlü olmak için çabalamış mustafa ona engel oluyodu her ne kadar osmanlı bi bakma onn yusunden yıkılsa da insan kenini düşünür bak basıt bi cariye kole olarak oleckken resmen dünyayı yöneteek olmuş

Belkide diye bir şey yok!!!!

Belkide diye bir şey yok!!!! Eğer ŞEHZADE MUSTAFA tahta geçseydi devlet yükselişe devam edecekti bu tarih kitaplarında anlatılan çöküş sebepleri hayal olacaktı!!!

CVP:Belkide diye bir şey yok!!!!

Nereden biliyorsun? Elinde belge mi vardı yükselişin devam edeceğine dair?

1683 viyana kuşatması sonra merzifonlu kara mustafa paşa idam edildi. Aynı şekilde belki idam edilmese tekrar ordusunu toplayıp viyanayı feth edecekti demek ne kadar doğru?

Ya da fatih sultan mehmet sonrası beyazid değil de cem sultan padişah olsa idi belki de amerikayı feth edecekti demek ne kadar doğru?

Ortada gerçekten bir başarısızlık var. Şehzade mustafa gerçekçesi ne olursa olsun TAHT yolunda kendini koruyamamış ve kaybetmiş..!

Savaşlar sadece bilek gücü ile kazanılmıyor. Askeri deha da gerektirir. Doğru strateji, doğru taktikte gerektirir.

Bu bir taht mücadelesidir. Ve ikinci selim bu mücadelede doğru hamleyi yapmış ve tahtı hak etmiştir. Bazen hiçbirşey yapmayıp itaat etmek bile çok şeyi değiştirebilir..!

Yükseliş devam etmesi için

Yükseliş devam etmesi için devletin başındakinin askeri ve politik olarak bir yönetici vasıflarına sahip olması ve bu yönce eğitilmiş olması gerekirdi..

Kanuni döneminde bu vasıflara sahip tek şehzade , Şehzade Mustafa idi.Kanuniden sonra Tahta 2.Selim geçti ve kendisi sefere çıkmayarak devleti duraklama devrine sokmuştur..Yani Şehzade Mustafa geçseydi devlet duraklama devrine girmeyecekti.(Bunu bu gün Tarihçilerin %90'ı kabul eder...)))

(((1683 viyana kuşatması sonra merzifonlu kara mustafa paşa idam edildi. Aynı şekilde belki idam edilmese tekrar ordusunu toplayıp viyanayı feth edecekti demek ne kadar doğru?))))

Öncelikle o ordu onun değil padişahındır ve padişah kendisi sefere çıkmamıştır..Eğer padişah yöneticilikten anlayan birisi olsaydı oraya kendisi gider ve o şehri alırdı.(1683 yılında şehrin alınamamasının nedeni merzifonlunun yeniçerilere şehri yağma ettrimemek istemesidir.)(İşte burada bize Kanuniden sonra 2. Selimle birlikte devlet idaresinin bozulduğunu gösterir..))

(((Ortada gerçekten bir başarısızlık var. Şehzade mustafa gerçekçesi ne olursa olsun TAHT yolunda kendini koruyamamış ve kaybetmiş..!)))Haklısın bir yanda Padişahın her yanındaki Hürrem sultan bi yanda HÜRREMİN adamı Kanunin sağ kolu Rüstem paşa BİR yandada paitahttan uzakta manisada sancak beyliği yapan Mustafa gerçekten çok adil bir durum...( Ha mustafa bunlara rağmen onlarla baş edebilirdi ama babasına karşı isyan çıkarmak istememeştir.!!

(((Bu bir taht mücadelesidir. Ve ikinci selim bu mücadelede doğru hamleyi yapmış ve tahtı hak etmiştir. Bazen hiçbirşey yapmayıp itaat etmek bile çok şeyi değiştirebilir..!)))

Ne hamlesi? Madem bilmiosunuz yorum yazmayın bari karrdeşm.....Şehzade selim tahla lakası olmayan tahttan uzak duran kendini (şu anki tabitiyle)Gece hayatı ve karıya kıza adamış biriydi.Başka şehzade kalmadığı için babası öldüğünde o tahta çıkmıştır..(Ömründede hiç Sefere çıkmamıştır.)!!!!

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <u> <cite> <i> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Aşağıdaki resimde yer alan yazıyı doğru şekilde kutucuğa yazınız
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sitemizde arama yap

Anket

Muhteşem yüzyıl dizi neden sıkıcı hale geldi?:

Son yorumlar

Günün Konuları

- Diriliş Ertuğrul Çolpan Hatun (Gülçin Santırcıoğlu) Kimdir kaç yaşında ve nereli?
- Diriliş Ertuğrul Çolpan (Gülçin Santırcıoğlu) Kimdir?
- Çolpan Hatun kimdir?
- Nurettin Sönmez (Bamsı) diziden ayrılıyor mu?
- Diriliş Ertuğrul'da şok ayrılık sinyali! Diriliş Ertuğrul yeni bölüm ne zaman?
- Diriliş Dizisindeki Turgut Alp Karakteri Kimdir?
- Cengiz Coşkun
- Diriliş Ertuğrul'un fenomen ismi şaşırttı
- Esra Bilgiç(Halime Sultan) Kimdir ?
- Diriliş Ertuğrul Oyuncuları Canlandırdıkları Karakterler
- Diriliş Dizisi Halime (Esra Bilgiç) Kimdir Kaç Yaşında
- Diriliş: Ertuğrul
- Diriliş Ertuğrul'da kim kimdir? (Oyuncu karakterleri)
- Abdülhamit'in Siyonistlere cevabı
- Payitaht Abdülhamid dizisi oyuncuları kimdir?
- Mehmed Abdülkadir Efendi
- Osmanlı Sarayı’nda bir sosyalist ŞEHZADE ABDULKADİR
- Seniha Sultan’ın oğlu Sabahattin kimdir? Prens Sabahattin’in hayatı
- Payitaht Abdülhamid dizisindeki Mahmud Paşa kimdir?
- Payitaht Abdülhamid Prens Sabahattin (Kaan Turgut) Kaç Kilo?
- Payitaht Abdülhamid Hatice Sultan Kimdir Gerçek Tarihteki Yeri
- Payitaht Abdülhamid Prens Sebahattin Kimdir Gerçek Tarihteki Yeri
- Prens Sabahaddin
- Payitaht: Abdülhamid
- Payitaht Abdülhamid Kolağası Celal (Umut Kurt) Kimdir?
- Payitaht Abdülhamid dizisindeki hatalar!
- Hatice Sultan (V. Murad'ın kızı) Yaşamı
- Payitaht Abdülhamid dizisinde Hatice Sultan kimdir?
- Payitaht Abdülhamid Hiram (Berkan Şal) Biyografi
- Payitaht Abdülhamid 3. yeni bölüm fragmanlarında Sultan, Hiram'ı çözüyor!
- Payitaht Abdülhamid Papaz Hiram kimdir? Berkan Şal kim?
- Emanuel Karasu Kimdir?
- Emanuel Karasu
- Sultan V. Mehmed Reşâd
- Sultan II. Abdülhamid Han
- Dünya üzerinde Abdülhamid izleri
- Payitaht Abdülhamid, tren hattında patlayan bomba ile sarsıldı!
- Tahsin Paşa
- Sanatkâr Padişah Sultan II. Abdülhamit Han’ın Çağı Yakalama Tutkusu
- 'Payitaht Abdülhamid' ekibi eleştirilere cevap verdi

Osmanlıca imla